Berlin de Madde-Alkol ve Kumar bagimlilarina türkce terapi olanagi hakkinda bilgi alabilirsiniz:

Riza Kavasoglu Tel: 01622896526

PRESSE - BASIN:

Uyuşturucu satanların yaşı 11'e düştü

Almanya'da uyuşturucu satanların yaşının 11' e düşmesiyle ülke genelinde tartışmalar başladı. Uzman sosyal tedavi uzmanı Rıza Kavasoğlu, aileleri uyararak çocuklarına sahip çıkmalarını ve onlarla yakından ilgilenmelerini istedi: www.ha-ber.com *** Uyuşturucu satanların yaşı 11'e düştü

Çocukları sevgiyle bağımlılıktan kurtarın : Hürriyet:22 Temmuz 2010 / Süleyman SELÇUK/BERLİN

RBB InfoRadio
Interview, Di 20.07.10 16:25 Uhr, Drogen dealende Kids - was tun?
http://www.inforadio.de/programm/schema/sendungen/interview/201007/145668.html


FUNKHAUS EUROPA
Drogen - Kids ins geschlossene Heim?
Beitrag von Riza Kavasoglu
Cosmo (21.07.10), 2'46
http://www.funkhauseuropa.de/audio/tagesberichte_2010/07/drogen_kinder_ins_geschlossene_heim_100721.mp3?dslSrc=/audio/tagesberichte_2010/07/drogen_kinder_ins_geschlossene_heim_100721.mp3

.................................................................

Riza Kavasoglu arbeitet seit 25 Jahren in der Suchttherapie mit Migranten. Die Zunahme des Drogenkonsums, meint er, sei eigentlich "eine Folge von Integration". Migrationserfahrung spiele aber auch eine Rolle: "Wenn seelische Verletzungen und Gewalterfahrungen dazukommen, führt das zu der Neigung, andere zu verletzen." Manche Drogennutzer könnten sich schwer in die Lage anderer Menschen versetzen. Gerade deshalb sieht Kavasoglu in "Erziehungscamps" keine Lösung: "Junge Menschen brauchen Erziehungspersonen, denen sie sich nahe fühlen können. Durch solche Identifikation können sie lernen, ihre Persönlichkeit zu entwickeln und beziehungsfähig zu werden."
http://www.taz.de/1/berlin/artikel/1/der-stellenwert-von-drogen-wird-unterschaetzt/

.....................

http://www.taz.de/1/berlin/artikel/1/im-rausch-angekommen/

Köln Radyosu , Sendung vom 01. März 2007, Birlesmis Milletler Uyusturucu Raporu

Dem neu veröffentlichten UN-Drogenbericht zufolge ist der Konsum von Kokain und Heroin rückläufig. Immer mehr Menschen werden jedoch von den sogenannten legalen Drogen wie Tabak, Alkohol und Medikamenten abhängig. Jährlich sterben in Deutschland mindestens 150.000 Menschen an den Folgen von Tabak- und Alkoholkonsum. Allein in Deutschland sind 1,5 Millionen Menschen medikamentenabhängig. Schmerzmittel, Stimulanzien, Tranquilizer und Beruhigungsmittel sind, den UN-Experten zufolge, die am meisten missbrauchten Medikamente.

Uyusturucu terapi uzmani Riza Kavasoglu ile söylesi TIKLA

http://www.funkhauseuropa.de/sendungen/koeln_radyosu/2007/drogenbericht.phtml

GENÇLER VE ALKOL TÜKETİMİ

4. April Mittwochsdossier: Alkoholismus und Jugendliche: gibt es unter türkischstämmigen Jugendlichen auch Alkohilismus Probleme?



16 yaşında bir gencin alkol sonucu ölmesiyle yaşanan tartışmaları, Türkiye kökenliler arasındaki durumu, nedenleri, gençleri alkolden korumanın yöntemlerini değerlendirdik. Elbette her zaman olduğu gibi, uzmanlar, siyasetçiler, aileler ve gençlerin görüşleri ile..

Geçtiğimiz günlerde 16 yaşında bir genç alkol komasına girerek yaşamını yitirdi., 16 yaşındaki Lukas’ın girdiği alkol koması sonucu, kurtarılamayarak ölmesi, Almanya’da, gençler arasında alkol tüketiminin ulaştığı boyutlara dikkat çeken olaylardan sadece biriydi. Alkol yüzünden zehirlenen, bilincini yitiren, hastaneye kaldırılan gençlerle ilgili haberler son günlerde basında sık sık yer alıyor.

Gençleri alkole iten nedenler, gençlerin alkolden nasıl korunacağı tartışılırken, olayın suçlusu aranıyor: Çocuklarının içki içmesine göz yuman

 aileler mi, öğrencilere alkolün zararlarını yeterince anlatmayan öğretmenler mi, gençlere alkollü içki satan işletmeciler mi suçlu? Veya gençlerin korunmasıyla ilgili yasalar yetersiz mi? Siyasetçiler ne yapmalı? Türkiye kökenli gençler arasında alkollü içki içme alışkanlıkları nasıl?

Gençler neden alkole başlıyor?
16 yaşındaki Lukas’ın alkol komasına girerek hayatını kaybetmesi, gençler arasındaki alkol sorununa, kamuoyunun dikkatini çekti. 2005 yılı rakamlarına göre, Berlin’de yaşı 10 ila 20 arasında değişen yaklaşık 275 genç, alkol zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Uzmanların burada özellikle üzerinde durduğu nokta, alkole başlama yaşının düşmesi.

Federal Hükümet Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi’nin verilerine göre, Almanya’da alkole başlama yaşı ortalama 12 civarında. Yani daha çocuk denecek yaşta olanlar, alkollü içkilerin tadını biliyor. NAVITAS bünyesinde faaliyet gösteren Pasaj isimli Göç ve Bağımlılık Projesi Danışmanı Kazım Yıldırım’a göre, gençlerin alkole başlamasına neden olan etkenler farklılık gösteriyor:
"Bunun için farklı risk faktörleri vardır. Başta eğitimsizlik, mesleksizlik, tekrar eden başarısızlık, geleceğe yönelik perspektiflerin olmayışı, ailede veya arkadaş çevresinde dışlanma, ailenin beklentileri, çocuğun başaramayacağı kaygısı, işssizlik, meslek yapacak bir şekilde bir okulun bitirilmemesi, buna Berlin’de Hauptschuleleri örnek gösterebiliriz, 10 bin öğrenciden 8 bininin göçmen kökenli olduğu söylenmekte."

Fehler! Unbekanntes Schalterargument.

Herkes içer, alkolün sınırı nerede?
Gençler karşılaştıkları sorunları unutmak için bir anlamda, alkolden güç almaya çalışıyorlar. Ama, toplumda alkol her zaman sorunlarla değil, tam tersine, neşe ve keyifle bağdaştırılan bir içeceğe dönüşüyor. Örneğin, bir kadeh şarap, bir duble rakı, kutlamalarının, doğum günlerinin ve düğünlerin çoğu zaman ayrılmaz bir parçası oluyor. Kadehler, çoğu zaman keyifle havaya kaldırılıyor. Kazım Yıldırım, alkollü içki içmenin sınırlarının olduğunu belirtiyor:
"Alkol kullanımı tıbbi olarak, bunun normal sınırı erkekler için iki kadeh, kadınlar için de bir içki olarak belirlenmekte. Bir içki bir kutu veya şişe biraya, bir bardak şaraba ya da 45 mililitrelik votka, viski gibi sert bir içkiye denk düşüyor. Bu şekilde hesaplandığında, içkinin türünün hiç bir türü ve önemi yoktur. Yani üç bira ile üç duble votka içmek aynı şeydir. Bira veya şarabı meşrubatmış gibi değerlendirmek, bence yanlıştır."

Gençlerin çoğunun, biraz meraktan, biraz da kendilerini kanıtlamak, büyüdüklerini göstermek için alkollü içki içtiği, en azından denediği biliniyor. Bunun sınırı nerede başlayıp, nerede bitiyor, diğer bir deyişle, tehlike çanları ne zaman çalmaya başlıyor. Sosyal Pedagog Kazım Yıldırım’a göre, alkolün bir problem haline dönüşmesi için kişinin sürekli olarak alkol alıyor olması gerekmiyor. Kişi zaman zaman alkol kullansa da, alkole bağlı olarak bazı problemler ortaya çıkıyorsa, o zaman alarm çanları çalıyor. Yıldırım, otomatik hiperaktiviteyi, nabzın yüzün üzerine çıkmasını, alkol yokluğu halinde, titreme, uykusuzluk, bulantı, kusma, geçici halüsinasyonlar, bunlar özellikle iki üç gün alkolü almayınca ortaya çıkan psikolojik etmenleri örnek olarak veriyor.

Gençler de, içmeyi bilmeyen içmesin diyor
Berlin sokaklarındaki, 16 ila 20 yaş arasındaki Türkiye kökenli gençler, içerken sınırın bilinmesi gerektiğini söylüyor. Biri:
“içen kendisi bilir, ben içmeyi sevmiyorum, kendime yakıştıramıyorum, başka kişiler kendisine yakıştırabiliyorsa içsinler” diyor. İçki içmeyi sevdiğini dile getiren bir diğer için:
“sınırını bileceksin, kafan hoş olduğunda bırakacaksın” sözleri adeta bir slogan. 16 yaşındaki bir başka genç hayatta ağzına alkol sürmeyeceğini söylüyor:
“Alkol ve sigaranın bana zarar vereceğini biliyorsam, içmem ki.
İnsanlarda da mantık olması lazım. Aile de önemli tabii ki, ama arkadaş çevresi çok önemli, ne başlarsa arkadaşlardan başlıyor.” 20 yaşındaki bir diğer genç, barda çalıştığı halde içmediğini belirtiyor. Bir genç de, ölçülü içilmesinden yana:
“Belirli miktar içtikten sonra insan kendisini kaybediyor. Ona karşıyım, insan ölçüsünü bilmeli, ne kadar içebilirim, ne kadar içemem bilmeli.”

Türkiye kökenli gençlere dair istatistik yok
Uzmanlara göre, erken yaşlarda alkollü içki içmeye başlayan bir genç, çok daha kolay bağımlı olabiliyor. 25 yaşında düzenli olarak alkollü içki içmeye başlayan birinin bağımlı olması için, aradan 10 ila 15 yıl geçmesi gerekiyor. Oysa, 15 yaşında bir gencin bağımlı olması için bazen çok daha kısa bir süre, 5 ila 6 ay yetiyor.

Türkiye kökenli gençler arasında alkollü içki tüketimine ilişkin kesin sayılar bulunmuyor. Pasaj Projesi Danışmanı Kazım Yıldırım, Türkiye kökenli gençlerin durumunu ancak kendi deneyimlerinden yola çıkarak değerlendirebileceğini vurguluyor:
“Özellikle gençlerde, bizim projeyi ziyaret eden fazla bir kişi yok ama, anne ve babalardan çok gelen oluyor. Ve çocukları, problemleri hakkında bazen bilgiler edinmek istiyorlar. Biz de onları gerekli yerlere gönderiyoruz.”

Türkiye kökenli gençlerin ne kadar alkol tükettiğine veya bağımlılıklarına ilişkin rakamların olmaması, ortada tehlike olmadığı anlamına gelmiyor. Henüz bağımlı olmasalar bile, gençlerin bir bölümünün, örneğin hafta sonlarında alkollü içki içtikleri bilinen bir gerçek. Veya gençlerin, özellikle erkeklerin kendilerini göstermek için, içki bardağını sonuna kadar içmeleri veya içki içme yarışına girişmeleri. Göçmenler ve Bağımlılık Projesi Danışmanı Yıldırım, gençlerin alkolden, dolayısıyla alkolün zararlı etkilerinden korunabilmesi için, ailevi şartların önemine dikkat çekiyor:
“Önemli koruma faktörleri şöyle: tabii bu yetiştirme ile ilgili bir olay. Gençlerde güçlü bir benlik saygısının oluşması gerekiyor. İkinci olarak, kendi sınırını bilme ve diğerlerine sınırı gösterme yeteneğinin olması gerekiyor. İstenmeyen şeylere hayır denmesi gerekiyor. İyi bir öz güven anlayışının oluşması gerekiyor. Ayrıca, hayal kırıklığına dayanabilme gücü, öz eleştiri yeteneği, anlaşmazlıkları ve uyuşmazlıkları iyi bir sonuca bağlayabilmek, elbette kaba kuvvete başvurmadan... Biz bunlara koruma faktörleri diyoruz.”

“Ailelerin gençlere örnek olması lazım”
Gençlerin özgüvene sahip olabilmelerinin önkoşullardan birisi, ailenin tutumu. Berlin’li Türkler, gençlerin alkolden korunmasında ailelere büyük görev düştüğünü belirtiyor:
“Gençlerin alkolden korunması için, önce aileden başlamak lazım. Aileler genelde çocuklarını sokaklarda denetliyemiyorlar. Çocuklara şunu yapma, bunu yapma diyerek, baskı ile olacak işler değil bunlar. Çocukları anlamak gerekiyor. Çocukların sorunlar ile ilgilenmek gerekiyor.”
Çocuklara baskı yapılmaması gerektiği görüşü de yaygın:
“Gerekli öğütün verilmesi lazım. Bir de onları mümkün olduğu kadar kontrol altında tutup, böyle bir şeye teşebbüs ettikleri anda, onlara bunun yanlış olacağını izah edecekler. Yani baskı ile değil de, güzellikle...”
Diğer bir görüş ise, ailelerin çocuklarına örnek olması gerektiği:
“Ailelerin çok dikkatli olması lazım, anne-babaların evlatlarına örnek olması lazım. Ben istediğim gibi yaptım, kendim içmedim, çocuklarıma örnek oldum. Çocuklarıma da gezdiği arkadaşlarına dikkat etmelerini söyledim.”
“İyi bir örnek olmak gerekiyor, eğer anne-baba içmezse çocuklar da genelde içmiyor. Benim kızım içmiyor, çünkü ben içmiyorum.”

Okul gençleri bilinçlendirebilir
Anne-babalar, yetişkinler, içmeyerek, veya ölçülü bir şekilde içerek, gençlere, çocuklara örnek olabilirler belki, ancak, gençlerin eğitiminde rol oynayan etkenlerden biri de okul. Birlik 90 / Yeşiller Partisi Eyalet Milletvekili Özcan Mutlu, okulların bu konuda tek başlarına yeterli gelmeyeceğini vurguluyor, fakat yine de, anne-babalar kadar, öğretmenlere görev düştüğünü belirtiyor:
“Okullarda derslerde, daha çok alkol ve uyuşturucu maddelerin zararlarına değinmek gerekiyor. Ve çok erken yaşlardan itibaren bu konuların ele alınması gerekiyor. Çocuklar, 15-16 yaşında geldiğinde o konuları işlerseniz, geç kalmış olursunuz. İlkokul, 5-6. sınıflarda bile bu meselelerin ele alınması şart. Çünkü alkol kullanımının yaşı giderek düşüyor, bu nedenle de çocukların da küçük yaşlardan itibaren aydınlatılması gerekiyor.”

16 yaşındaki Lukas’ın Şubat ayı sonunda komaya girmesi, yaklaşık bir ay sonra da yaşamını yitirmesi, gençlerin alkolden ve uyuşturucu maddelerden korunmasına ilişkin tartışmalar başlattı. Bu çerçevede, farklı partilerdeki siyasetçilerden, farklı görüşler geldi. Yasalara göre, 16 yaşından büyük olanlar bira ve şarap içebiliyor. 18 yaşından itibaren de, içki konusunda her hangi bir sınır bulunmuyor. CDU’ya göre, 18 yaşın altındakilere bira veya şarap satışı yasaklanmalı, klüp ve barlardaki denetimler yoğunlaştırılmalı.

Sosyal Demokrat Eğitim Senatörü Jürgen Zöllner, alkollü içkilerin oldukça çok tüketildiği bir toplumda, gençlerin sadece yasalarla alkolden uzak tutulmasının zor olduğuna dikkati çekiyor. Yeşiller Partisi de, yasak yerine gençlerin bilinçlendirilmesinden yana. Bu tartışmalar, gençlerin korunmasına ilişkin yasada bazı boşluklar mı var, sorusunu akıllara getiriyor. Yeşiller Partisi Eğitim Politikaları Uzmanı Mutlu, bu soruya hayır yanıtı vererek, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Yasa 16 yaşından küçüklere alkol satılması yasak diyor. Fakat yasak her yerde uygulanmıyor gibi bir durum söz konusu. Bu nedenle, yasanın daha sıkı kontrol edilmesi, denetimlerin sıkılaştırılması çok önemli. Bunun yanısıra, bu tür flat-rate partilerin yasaklanması şart, çünkü bu tür partiler, bu tür etkinlikler, çocukların alkol kullanımını teşvik ediyor.”

İşletmeciler ne diyor?
Mutlu’nun sözünü ettiği bu flat rate partiler, son zamanlarda Almanya’da çok moda. Gençler, 10 euro ödeyerek girdikleri bu partide sınırsız içki içebiliyorlar. Yaşı tutmayanlar da, bu discoların internet sayfalarındaki formları doldurup, velilerine imzalatarak, bu partilere gidebiliyor. Bu çerçevede, ticari amaçla böyle partileri düzenleyen işletmecilere de görev düşüyor.

16 yaşındaki Lukas’ın kendini kaybettiği barın sahibi Aytaç Güzelarslan, bu olaydan kendine ders çıkardığını belirtiyor. Zira, Güzelarslan’a göre, polisin ve diğer ilgilerin tüm bar ve diskoları denetlemesi mümkün değil:
“Herkes istediği gibi girip, çıkıyor. Adamlar 16’dan büyük oldukları zaman, içeriye girebiliyor. Polisler de zaten sıkı bir denetim uygulamıyor. Berlin’de en az 100 disco var, hangi birine bakacaklar? Sonuçta bize kalmış bir şey.”

Lukas’ın sarhoş olduğunu görseydim ona bira vermezdim diyen Güzelarslan, gençleri alkolden uzak tutmanın zor olduğuna inanıyor:
“Bunu önlemesi çok zor. Zaten gençler çok fazla içiyor. Türk gençleri de çok içiyor, bunu herkes biliyor. Bu sorunu göz önüne alsınlar ve biraz dikkat etsinler. 18 yaşın altındakilere keşke bira bile verilmese...”

Her sorun da olduğu gibi, gençleri alkolden uzak tutmanın da belki tek bir çözümü yok. Hatta belki, yasal uyuşturuculardan sayılan alkolü çoğumuzun hayatından çıkartması da mümkün değil. Ama, keyifle kaldırılan kadehlerin, hüzne dönüşmemesi için, belki de, alkol olmadan da eğlenmeyi, kutlamayı, gerektiğinde üzülmeyi bilmek gerekiyor. Ailelere büyük görev düştüğü bir gerçek. Ama gençler söz konusu olduğunda, devletin ilgili birimlerinin de mutlaka gereken önlemleri alması kaçınılmaz oluyor.

Beria Jülide Mollaoğlu, 4. April 2007, Radio Multikulti Berlin: http://www.multikulti.de/_/beitrag_jsp/key=beitrag_626616.html

Duyuru
Uyusturucu bagimliligini ele alan türkce bir kitap, renkli resimli. Fiati 12,00 Euro+Posta ücreti. Isteme adresi: Erdal Cenan erdal-cenan@web.de

postayla: Erdal Cenan, Postfach 91 22 41, 51093 Köln.

GENÇLERDE ALKOL TÜKETİMİ ARTIYOR 14.03.2007 , Radio Multikulti, Berlin , Deniz Eğilmez

Die Debatte über ein absolutes Alkoholverbot für Jugendliche unter 18 Jahren geth weiter. Politiker wollen Flatrate-Trinken verboten, was unter Jugentlichen oft vorkommt. Ist verbieten eine lösung? Oder muss man den Alkohol verkauf besser kontrollieren? Was bringt die jugentlichen zum Koma-Saufen?



Gençler arasında artan alkol kullanımını yasaklar önleyebilir mi yoksa satışa ilişkin kontroller mı arttırılmalı? Gençleri alkol içmeye iten nedenler neler, nasıl önlem alınabilir?

İki hafta önce Almanya, 16 yaşındaki bir gencin alkol komasına girmesi üzerine sarsıldı. Eğlenmek için evden çıkan Lukas, gittiği barlarda gece boyunca tam 50 votka içerek rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Halen komada olan Lukas makinelerle hayatta tutuluyor ve yaşam şansı olmadığı söyleniyor. İşte bu olay Almanya`da şok etkisi yarattı ve alkol satışı yasağını yeniden gündeme getirdi. Gençler arasında alkollü içeceklerin kullanımının yaygınlaştığı biliniyordu.

Bu kez

 herkesi şaşırtan, 16 yaşında yani çocuk diyebileceğimiz yaşta bir gencin, komaya girecek kadar alkol alması oldu. Buna neden olarak, şu sıralar eğlence hayatında moda olan, Flatrate-Trinken denilen, sınırsız alkol içebildiğiniz barlar ve diskotekler gösteriliyor. Müşteri girişte sadece 10 Euro vererek, bütün gece istediği kadar alkollü içki içebiliyor.

Seehofer yasağa karşı
Bu sebeple politikacılar, Almanya`da bu uygulamanın yasaklanmasını ve gençlere alkol satışının sertleştirilmesini talep ediyorlar. Ön görülen tasarıya göre, alkol limitini aşmış bir kişiye daha fazla içki satışının yasaklanması da gündemde. Dün Federal Parlamentoda iktidar ve muhalefet partileri alkol kullanma yaşının 18`e çıkartılması konusunda görüştüler. Birlik Partileri ve Birlik90/Yeşiller’in uyuşturucu ile mücadele sorumlusu Maria Eichhorn ile Harald Terpe, yasağın gerekli olduğunu belirtti.

Ancak parlamentoda farklı sesler de yükseldi. Kimi milletvekilleri gençlerde alkol kullanımının yasaklarla önlenemeyeceğini savunuyor. Berlin Eyaleti Sağlık Senatörü Katrin Lompscher, gençlere alkol satışına ilişkin yasakların mevcut olduğu, ancak kontrollerin arttırılması gerektiğini savunuyor. Federal Tüketiciyi Koruma Bakanı Seehofer de, yasakların değil, gençlerde eğitimin önemli olduğunu vurguladı.

Avrupa Birliği`de bu konuda sert bir tutum sergiliyor ve 18 yaşın altındakilere alkol satışını tamamen yasaklamak istiyor. Buna Alkopop denilen, alkol oranı düşük şekerli içecekler ile bira ve şarap da dahil ediliyor. Almanya`da gençleri koruma yasasına göre, 16 yaşındakiler sert içkileri satın alamıyor. Ancak, bu alkol oranı az içecekleri satın alabiliyor. 14 yaşında ise alkopop içecekleri velisi varsa yine satın alabiliyor. Mevcut yasaya göre satıcılar ve gastronomi işletmeleri yaşı kücük görünen müsterilere kimlik sormak mecburiyetinde. Berlin`de danıştığımız dükkan sahipleri ise alkollü içki satışında dikkatli olduklarını belirtiyor.

Gençler bu kadar önleme rağmen, alkollü içeceklere nasıl ulaşıyorlar? Kimisi ağbisinin kimliğini kullanıyor, kimisi içki almak için bir başkasından rica ediyor. Gençler türlü türlü yöntemler buluyor. Yani alkol kullanmak isteyen birisini yasaklarla engellemek gerçekten çok zor. İşte tam bu noktada çocukların içki içme nedenleri ve eğitimi ön plana çıkıyor.

"Yasaklar gençlere daha egzotik geliyor"
Birlik 90/Yeşiller Partisi Berlin Eğitim Politikaları Sözcüsü Özcan Mutlu radyomuza yaptığı açıklamada:
"Yasaklarla soruna bir çözüm bulamayız. Bunun yerine çocukları eğitmeli ve aydınlatmalıyız. Örneğin öğretmenler okullarda alkolün nelere yol açabileceğini çocuklarla tartışır, çocukları aydınlatırlarsa daha da verimli olur. Çünkü yasaklar çocuklara her zaman egzotik geliyor ve daha çok ilgisini çekiyor. Diğer yandan yasakları aşmak için gençler mutlaka başka yollar arayacaklar ve bu da kaçak içki satışına yol açacaktır."

Gençlerin alkole eğilim göstermelerinde sosyal ve ailevi etkenlerde az değil. Alkol içmek artık herkesin kabullendiği sosyal bir olgu haline geldi. Gençlerle çalışmalar yapan sosyal danışman Ercan Yaşaroğlu`da çocukların büyükleri örnek almasını önemli bir etken olarak görüyor:
"Alkol tüketimi gençler arasında son dönemde bir eğlence kültürüne dönüşmüş durumda. Çocuklar heryerde yetişkinlerin alkol tükettiğini görüyor ve bunu kendilerine örnek alıyorlar. Gelecek korkusu ve bunalım müziği içeren doğulu şarkılarla büyüyen göçmen gençlerin alkole yönelmesi daha kolay oluyor."

Berlin`de alkol tedavisi gören, alkol bağımlılısı olan 250 bin kişi bulunuyor. Bu diğer eyaletlerin yüzde 7.4 oranında üzerinde. Alkol kullanımı bu kadar yoğunken, gençlerin yetişkinleri örnek almaları gayet doğal . Sorunu çözmek için ebeveynlerin önce kendisinden ise başlaması, ilk ve en kolay tedbirlerden biri gibi gözüküyor.

Deniz Eğilmez,  14.03.2007 , Radio Multikulti, Berlin

http://www.multikulti.de/_/beitrag_jsp/key=beitrag_623630.html

 

Özlem Coskun, 14 Mayis 2007 UYUSTURUCU KULLANIMI ARTIYOR

http://www.multikulti.de/_/beitrag_jsp/key=beitrag_632817.html

Berlin de Madde-Alkol ve Kumar bagimlililarina

hastalik kasalari üzeri terapi olanagi:

Charite - St. Hedwig Kliniken Berlin - Psychiatrische Institutsambulanz (PIA)
Tel.: (030) 23 11 - 21 20
Große Hamburger Str. 5-11
10115 Berlin - S-Bahn Oranienburger str.

 

uyuşturucu.com
bilgilendirme
platformudur!

BU SAYFANIN

YAPIMINI DESTEKLEMEK ISTEYENLER

bizimle kontağa geçebilirler.

 

 

e-Mail: bagimlilik@gmail.com

 

Berufsausbildung / Arbeit / Rente , Wirtschaft / Verkehr
Umwelt / Natur / Energie , Kultur / Freizeit / Tourismus
Stadt / Land, Europa / Internationales, Soziales / Familie / Jugend
Recht / Sicherheit,
Gesundheit / Verbraucherschutz
Schule / Hochschule / Forschung

 

Faydali Linkler: Alkol Esrar Sigara Bagimlilik.org Bagimlilik.info.tr Alkol